SunIsBurn.*

RSS
Ni 3

Akşam akşam önüme dökemediğim bütün sözcükler tek bir cümleyle doluştular göz çukurlarıma; Belki de başka zamanlarda hala yan yanayızdır. Umut güzel şey, umut..
Döndüm yine yıllar öncesine.
Çıktım o balkona yine.
Dedim ki bulutlara, rüzgarlara o gece; gitme.
Bırakma beni böyle.
Sen olmazsan yarım olurum ki ben.
Ölmek için çok erken.
Niye?
Bağırdım galiba biraz da, hıçkırarak.
Sonra o hıçkırıklara boğularak.
Yoksa duyamazlardı ki sesimi.
Bana göre çok yukarılardalardı artık çünkü.
Sen gitmiştin ve ben o bulutlardan inmiştim.
Rüzgarlar daha fazla savuramazdı beni.
Sonra onlar da dinmişti.
Bende darılmıştım onlara.
Çünkü sana söylediklerimi fısıldamamışlardı kulaklarına.
Oysa biliyorum ben, sen bunları bilseydin, duysaydın, gitmezdin.
Belki de gitmemişsindir?
Oralardasındır hala.
Bekliyorsundur.
Belki de yarın yeniden doğarsın?
Belki de yarın tekrar gelirsin buralara, o zamanlardan sıkılıp?
Olmaz mı?
Ya da gelmezsin belki.
Ama olsun.
Bir zaman makinem olduğunda ben geleceğim o başka zamanlara nasılsa.
Sonra yine beni büyüteceksin.
Sonra yine gideceksin.
Ama sonra geri geleceksin.
O hiç değişmeyen kapıyı açtığımda, karşıma çıkan sen olacaksın.
Ellerinde valizlerle bu defa hiç gitmemek üzere o kapıdan tekrar içeri gireceksin.
Ve o masal kaldığı yerden devam edecek.
Umut işte, umut.
Umut güzel şey.
Belki de başka zamanlarda da olsa, yaşanıyordur.
Belki de oralarda da umuttur.
Ama vardır.
Böylesine yok olamaz.
Kim bilebilir ki.. 
 

Kimse çıktığı yolda kendisi kalmaz. Yol insanı başkalaştırır.

- Murathan Mungan - Üç Aynalı Kırık Oda (via portakalyokusu)

bak arkadaşım özledim tamam mı? ben sana burada özledim diye 7 harften oluşan 1 kelime söylerim,ama sen benim içimde kopan fırtınaların bütün kelimeleri,harfleri,anlamları nasıl yok ettiğini bilemezsin işte,bilemezsin.

Özledim,yanımdayken bile.

(Kaynak: cileklibisey)

En sevdiğim şarkıları bir başkasının da bildiğini görünce özel bir eşyam çalınmış gibi hissediyorum.Bazı şarkıları sadece kendime saklamak istiyorum.

(Kaynak: uykugereksiz)

Bitenler, gidenler ve kalanlar bana hep seni haykırır. Cümle cümle, hece hece, sen diye bağırır.

Biliyordum.
Aynı o zamanda da olduğu gibi, hissediyordum.
Olur çünkü böyle şeyler, hep olur.
Biterler insanlar.
Giderler.
O toprağa girerler.
Sen ne kadar inanmak istemesen de, hoş hala inandığımı söyleyemem de..
Tıpkı senin gibi, başkalarının senin böyle gittiğine inandığı gibi, giderler.
-
Ne güzel gündü geçen gün.
Yürüdüm, gördüm, güldüm, düşündüklerimi susturarak, o kokuyu bastırarak, güldüm.
Umarsızca.
Varmışcasına.
Güldüm.
Hava öylesine güzeldi ki, derin bir nefes alayım dedim.
Söndüm.

Yaz kokusu duyardık biz seninle, hatırlar mısın?
Hoş, neden unutasın.
Her nerede olursan ol, tıpkı benim gibi, unutamazsın.

-

Yaz kokardı gülüşün.
O bebek kahkaham hep sanaydı benim.
Sonra o gülümsemeyi yüreğime bırakıp, boğazıma gömüp, gittin.
Yaz bakardı gözlerin.
Isınmayı bekleyen bir havada değil, hep sıcacık, en içten.
Yaz kokusu duyardım içimde.
Ölmek için erken.
İçinde birini öldürmek için, çok erken.
Küçükken ellerim, yüreğim küçükken senin için, onu büyütecek senken, niye gittin?
Sen yoksun ve ben hala yaz kokusu duyuyorum.
Sen olmadan yaz kokusu duymak, biraz eksik değil mi?
Huzurluydum o gün.
Yaz kokusu duyuyordum o gün.
Yanımdaydın aslında değil mi?
Sen hiç gitmedin.
Bırakmadın ikimizi.
Öğreneceğim onca şeyi, bir başıma öğrenmemem için bırakmadın beni.
Yaz kokusu, diyorum ya.
Üzerimde hala.
İçimde.
Kalbimde.
Sen bitmedin ki bende.
Gitmedin de.
Ben yaz kokusu duyarken gidemezsin ki sen.
Ölmek için erken.
Biliyorum, bu gün de erken.
Ama iyi ki vardın sen.
İyi ki vardın ben emeklerken.
Adım atmayı öğrenirken.
İlk kelimelerimi söylerken.
İlk defa öyle içten gülerken.
Ve hatta, kimsesiz yaz kokuları duyarken.
İyi ki doğdun sen.
Doğarsın ancak, ölmezsin ki zaten.
Ay’ın Taç’landırdığı adamsın sen, gidemezsin ki.
Kalırsın hep benimle, değil mi?
Tutarsın elimi yine öyle, belki.
Uzatırım ellerimi sana, ben düşerken yine, uzatırsın ellerini.
Düşersem sen kaldırırsın beni.
Koşarız yine doğruca yaza.
Kutlarız bir doğum gününü daha.
Ne kadar uzakta olursan ol, duyarım sesini bir daha.
Duyarım seni bir daha.
Tutarım sözlerini.
Susarım.
Kalırım.
Yarım olurum.
Ama beklerim yine.
Doğarsın sen güneşle.
Yaz kokusu duyarız biz seninle.
Ama bu defa, sakın elveda deme.
Yoksa nasıl derim “Doğum günün kutlu olsun!” diye.
Kimi beklerim sürprizlerle.
En iyisi sen gel, hiç gitme.

senkusolurgidersinbirtrenle:

evet, kimi zaman haritalar tenimizde koşar.
f.ç

senkusolurgidersinbirtrenle:

evet, kimi zaman haritalar tenimizde koşar.

f.ç

hacivatinkarisi:

sureyyathemagnificent:

ahsgdfahgvaghda yaaaaaaaa gülüyorum

ahahahahah

WarHorse!

WarHorse!

(Kaynak: seydanuryolacan)